BAŞARI HİKAYELERİ
WOLVOX
ETİKET BULUTU
ERP Zamanı
   Günümüz işletmelerinin kıyasıya rekabet yaşadıkları bir pazarda şirketlerin, rekabetten sıyrılıp müşteri memnuniyeti sağlayarak, sadık müşteri portföyü oluşturabilmesi, müşterilerin ortak beklentileri olarak karşımıza çıkan ürünün zamanında teslimi ve tüketicinin ürünü daha düşük fiyata satın alması ile ilgilidir.
   Bu anlamda, işletmelerde uygulanması gereken en önemli üç faktör; işçilik, kullanılan malzeme ve makinelerin doğru bir üretim planı ile yapılandırılmasıdır. Bunun sağlanmasındaki en kestirme yol ise işletmelerin bulunduğu sektör ve kendi şirket ölçeğine uygun bir ERP Paketi kullanmalarından geçmektedir.

ERP'nin Tarihçesi
   1960′lı yıllarda bilgisayarların işletmelerde yaygınlaşmasıyla birlikte ilk MRP (Material Requirements Planning-Malzeme İhtiyaç Planlaması) yazılımları kullanılmaya başlandı. Bu sistem ilk zamanlarda oldukça basitti ve sadece ürün ağaçlarını ve stokları kapsıyordu.

   MRP sistemi 1980′li yıllarda üretim işletmelerinin üretimle ilgili bütün faaliyetlerini (satın alma, üretim planlama, kalite kontrol, muhasebe, stok yönetimi…) kapsamaya başladı. Bu sistem ilerledikçe MRP II (Manufacturing Resources Planning-İmalat Kaynakları Planlaması) adını aldı.

   1990′lı yıllara geldiğimizde ise artık bu sistemler sadece üretim sektörünü değil aynı zamanda hizmet veren sektörleri de kapsamaya başladı. Yönetim sisteminin kapsadığı sektörlerin artmasıyla doğru orantılı olarak faaliyet birimleri de arttı (servis, bakım, insan kaynakları…). Bu geniş ölçekli ve daha kapsamlı sistemlere ERP (Enterprise Resource Planning-Kurumsal Kaynak Planlaması) denildi.

   2000′li yılların başlarında ise mevcut ERP sistemlerine işletmenin ihtiyaçlarını ve müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayacak daha kapsamlı kavramlar eklendi. Bu kavramlar; CRM (Customer Relationship Management-Müşteri İlişkileri Yönetimi), SCM (Supply Chain Management- Tedarik Zincir Yönetimi) ve İşletme Zekası (BI) gibi kavramlardı. Bu kavramlarla daha da genişleyen ERP sistemleri ERP II adını alarak yeni konsepte geçiş başladı.

ERP'nin Tanımı
   Uluslararası arenada Enterprise Resource Planning olarak adlandırılan ERP yazılımları Türkçe’de Kurumsal Kaynak Planlaması olarak anılmaktadır. ERP sistemleri, bir hizmet veya üretim firmasının, tüm süreçlerinin entegre bir biçimde yönetmeye imkan sağlayan sistemlerdir. Daha genel bir tanım verecek olursak; İşletmenin, tüm departmanları arasında bütünleşik bir olay yumağı kurarak, veri – bilgi girişleri ve çıkışları (Input/Output) sağlayarak, geniş kapsamlı müdahalelerin yapılabileceği yazılım paketleridir.

   Günümüzde işletmelerin büyümeleri, çok tesisli hale gelmeleri, farklı ülkelerde fabrika sahibi olmaları onları uluslararası standartta çalışmaya, rakiplerine rekabet üstünlüğü sağlamaya zorlamaktadır. ERP en temel anlamıyla, kurumun departmanlarını tek bir veri tabanında toplayıp tüm çalışanların müşterek veri paylaşımına izin veren bilgisayar sistemidir. İşte bu noktada işletmelerin hedeflerine ulaşabilmeleri için Kurumsal Kaynak Planlaması (Enterprise Resources Planning – ERP) kullanımına ihtiyaç doğmuştur.

ERP Modülleri
   Bir ERP sistemi, içerisinde birden çok modülü barındırır. Bu modüller; Malzeme İhtiyaç Planlaması (MRP), İmalat Kaynak Planlaması (MRPII), Dağıtım Kaynakları Planlaması (DRP), Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM), Toplam Kalite Yönetimi (TQM), Tedarik Zincir Yönetimi(SCM), İnsan Kaynakları Yönetimi (HRM),Ön Muhasebe, Genel Muhasebe vb… şeklindedir. Bu modülleri kısaca tanımlayacak olursak:

MRP (Material Requirements Planning-Malzeme İhtiyaç Planlaması): Envanter yatırımlarını minimize etmek, üretimi, verimliliği ve alıcıya yapılan hizmeti artırmak amacıyla ve doğru ürünü minimum maliyet ve sürede, belirlenen limit değerlerinde temin etmek için geliştirilen yönetim sistemidir.

MRP2 (Manufacturing Resources Planning-İmalat Kaynakları Planlaması): Bir üretim işletmesinin tüm kaynaklarının etkin ve verimli olarak planlanması yöntemidir. Açacak olursak, Stok-Personel ve Makina üçlüsünün imalat noktasında, istenilen düzeyde planlanması, takip edilmesi ve yönetilmesini kapsamaktadır.

DRP (Distribution Resources Planning-Dağıtım Kaynakları Planlaması): Dağıtım Merkezlerinin ihtiyaçlarının belirlenerek merkeze bildirilmesi ve bu ihtiyaçların karşılanabilmesi amacıyla, dağıtım kaynaklarının verimli ve en etkili şekilde kullanılabilmesi için planlamanın ve kontrollerin tam olarak yapılmasıdır.

CRM (Customer Relationship Management-Müşteri İlişkileri Yönetimi): Müşteri isteklerinin ve ihtiyaçlarının belirlenerek, hızla ve isteklere tam cevap verebilme kabiliyetini kullanarak, ilişkilerin en üst seviyede ve etkin biçimde yönetilmesini ifade eder.

TQM (Total Quality Management-Toplam Kalite Yönetimi): Hizmet veya ürünü arz ve talep eden arasındaki beklentilerin yerine getirilmesini amaç olarak edinen, çalışanların bilgilendirilmesini, yetkilendirilmesini ve takım çalışmasıyla tüm süreçlerin devamlı olarak iyileştirilmesini hedef alan yönetim felsefesidir.

SCM (Supply Chain Management-Tedarik Zincir Yönetimi): Müşteriye; doğru ürünün, doğru zamanda ve doğru yerde, tüm tedarik zinciri boyunca en düşük maliyetle ulaştırılmasını sağlayan, para ve malzeme ile ilişkilerinin düzenlendiği yönetimdir.

HRM (Human Resources Management-İnsan Kaynakları Yönetimi): İşletmenin hedeflerine ulaşabilmesi amacıyla yeterli sayıda vasıflı elemanın işe alınması, işe motivasyonlarının sağlanması, eğitimi ve branşı ile gelişiminin sağlanması ve değerlendirilmesi işlemidir.

ERP Seçim Kriterleri
  Firmalar üst yönetimin destek ve kararlılığı ile öncelikle işletmenin bir bütün olarak sisteme ihtiyacı olup olmadığını düşünmelidir. İşletmenin ERP Sistemine ihtiyacı var ise ciddi bir araştırma süreci ile işletmeye uygun, doğru program tespiti yapılması gereklidir. İşletmelerin ERP Sistemini seçim sürecinde ise en çok üç madde üzerinde durdukları söylenebilir. Bunlar; maliyet, satış sonrası hizmet ve destek, yazılım firmasının pazardaki durumudur.

Maliyet
ERP Sistemleri içeriğine, kapsadığı modüllere ve kullanıcı sayılarına göre çok çeşitli maliyet aralıklarında olabilmektedir. Burada en önemli nokta işletmenin ihtiyacının belirlenip, işletme için en uygun sisteme karar kılınmasıdır. Böylece gereksiz modül kullanımdan dolayı ortaya çıkabilecek yüksek maliyetlerin de önüne geçilmiş olacaktır. ERP Sisteminin ilk alış maliyetinin dışında, belli aralıklarla verilecek olan eğitim masrafları, yıllık lisans yenileme ücretleri, sistem bakım gider maliyetleri de olmaktadır.

Satış Sonrası Hizmet ve Destek
ERP Sistemi Seçim kriterlerinin en önemlisidir çünkü süratli ve doğru danışman desteği olmadan ERP entegrasyon süreci zaten zor olan implementasyon aşamasını daha da sancılı bir süreç haline dönüştürür. Bu nedenle sistem seçimi yaparken programı yazan ve geliştiren firmanın en iyi desteği ve hizmeti vereceğinden de emin olunmalıdır. Bunun yanında firmanın danışman olarak atayacağı ekibin profesyonel, hizmet ve desteğinin eksiksiz olması gerekmektedir.

Yazılım Firmasının Pazardaki Durumu
ERP Sistemi seçim kriterlerinde yadsınamayacak kadar önemli bir madde de Satıcının pazardaki durumudur. Yazılım firmasının referansları, daha önce başarıyla ERP entegrasyonunu tamamladığı sektörler, tecrübesi, ERP proje ekibi gibi unsular ERP yazılım pazarında da ciddi şekilde karşımıza çıkmaktadır. Firmaların ERP Sistemi seçimi konusundaki diğer etmenler;
» Yazılımın esnekliği ve adapte edilebilirliği,
» Yazılımın yeniliklere ve gelişime açık olması(AR-GE çalışmaları),
» Yazılımın firmadaki süreci iyileştirmeye olan katkısı,
» Yazılımın Uluslararası destek sağlaması,
» Türkçe arayüz,
» E-Ticaret desteği,
» Web tabanlı uygulama desteği,
» ERP Sisteminin uygulama süresidir.

ERP Başarı Şartları
  ERP sistemlerinin dünya çapında kanıtlanmış başarı şartlarına bakıldığında, ERP sisteminin firma bazında karar sürecinden uygulama sürecine kadar üst yönetimin desteğinin en önemli unsur olduğu görülür. İşletmeler öncelikle firmalarının bu değişim sürecine hazır olup olmadığına karar vermelidir. Bu karar ve değişim sürecinde en büyük destek üst yönetim tarafından verilmelidir.
   ERP sistemlerinin satın alınmasından ve uygulanmaya başlamasından sonra artık işletmelerdeki iş süreçleri yeniden yapılandırılmalıdır. Bu süreçlerin yapılandırılmasında işletmelerdeki personel eğitilmeli ve her departman ERP sistemlerini ne şekilde kullanacaklarını öğrenmelidirler. ERP Sisteminin entegre bir sistem olması nedeniyle işletmelerdeki her çalışan kendine ait olan iş süreçlerini ne kadar düzgün ve verimli olarak oluşturursa sistemin getirisi de doğru orantılı olarak oluşur.
   Bir diğer önemli konu ise sisteme girilecek olan verilerin her aşamada doğruluğu ve güvenilirliğidir. Programa ne derecede doğru ve sağlıklı veri girilirse, çıktılar da aynı şekilde sağlıklı olacaktır. Bu aşamada firmada çalışan her personele eşit biçimde sorumluluk düşmektedir. Programın seçiminin ardından, entegrasyon aşamasında ERP sistemleri hakkında detaylı bilgiye sahip olan danışmanlarla çalışmak, programımızın firmaya olan getirilerini en üst düzeye çıkaracaktır.

ERP Beklentileri
  İşletmeler, üst yönetimin desteği ile ERP yazılımlarını almaya karar verip belli bir sürece başlıyorlar. Peki işletmeler bu süreç boyunca ve ERP sistemlerinin şirkete tam anlamıyla entegre edilmesinden sonra ERP’den neler bekliyorlar? ERP’nin getirileri neler oluyor?
  Dünya genelinde başarıyla uygulanmış ERP sistemlerine bakıldığında işletmelerde %40-70 arası verim artışı sağladıkları gözlemleniyor. Belli bir süreç sonucunda tam olarak işletmeye entegre edilmiş bir ERP Sistemi, işletme çalışanlarının ve üst yönetiminin beklentilerini fazlasıyla karşılıyor.
  İşletmelerin ERP sistemlerinden beklentileri genel olarak firma bazında hızlı ve güvenilir veri akışıdır. İşletme, ERP Sistemi ile hangi personel işinin başında ve hangi işleri yapıyor, en karlı müşterisi veya performansı en yüksek pazarlamacısı kim, en çok satış yapılan iller, şirketin istenilen zaman dilimindeki finansal analizi vb. bilgilerine kolaylıkla ve güvenli bir şekilde ulaşmaktadır.
  Üretim yapan işletmeler açısından bakıldığında ERP sistemleri ile stoklarda azalma, personel ve makine maliyetlerinde düşüş, fireleri minimuma indirme, personel ve makinelerden aldıkları verimliliği en yüksek düzeye taşıma, ürünün zamanında teslimi için minimum süre ve analizler, ürünün maliyeti ve daha birçok bilgiye ulaşılabilmekteler. Ayrıca makinaların hangi üretimde kullanılıp ne kadar süre ile boş beklediğini sistemden görerek, makinaları başka bir üretime atayabiliyorlar. Bu sayede makine boş bekleme süreleri en az düzeye inmiş oluyor. Aynı şekilde ERP sistemlerinin sunduğu raporlar sayesinde en verimli personeller seçilebiliyor. Veya hangi personelin herbir üretimde ne kadar fire verildiğine bakıp, bu konuda iyileştirmelere gidilebiliyor.

AKINSOFT WOLVOX ERP Programı Hakkında Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız
Copyright © 2017 Erp Zamanı designed by AKINSOFT